← Yazılara Dön
RESEARCH NOTE / 005 / METİN MADENCİLİĞİ & VERİ ANALİZİ

Meclis Yapay Zekâyı Ne Zaman Keşfetti?

TBMM Genel Kurulu'nun 15 yıllık tutanaklarında yapay zekâ, veri ve istatistik kavramlarının izini sürdüm: 1.820 birleşim, 71,7 milyon kelime.

16 Eylül 2026 · 7 dk okuma · Orçun Çakar
HIZLI ÖZET / 60 SN
EXECUTIVE SYNTHESIS

Ekim 2024'te Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda "yapay zekâ" ifadesi 296 kez geçti. Bu sayıyı anlamlı kılan şey şu: 2011'den 2023'ün sonuna kadar, yani 13 yıl boyunca Genel Kurul'da bu ifade toplam 274 kez kullanılmıştı. Tek bir ay, önceki 13 yılın tamamını geride bıraktı.

Bu bulgu beni daha geniş bir soruya götürdü: Veri çağının temel kavramları Meclis'in diline ne zaman ve nasıl girdi? Bunu yanıtlamak için 2011'den Ağustos 2026'ya kadar yapılan Genel Kurul birleşimlerinin tutanaklarını topladım ve dört kavramın zaman içindeki sıklığını ölçtüm: yapay zekâ, veri, büyük veri ve istatistik. İstatistik kavramını, Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) ayrı tuttum.

Başlamadan bir not: Bu analiz partileri ya da milletvekillerini değil, yalnızca kavramların kendisini inceliyor. Kimin ne söylediğine değil, bu kelimelerin Meclis gündeminde ne kadar yer tuttuğuna bakıyorum.

Veri ve yöntem

Analizin temeli, TBMM'nin internet sitesinde yayımlanan 1.820 Genel Kurul birleşiminin tutanakları. Toplamda yaklaşık 71,7 milyon kelimelik bir metin.

Yıllar arasında adil bir karşılaştırma yapabilmek için ham sayıları değil, milyon kelime başına geçiş sayısını kullandım. Meclis'in bazı yıllar çok daha uzun çalıştığını düşünürsek bu önemli: 2016'da 6,9 milyon kelime konuşulurken seçim yılı 2015'te bu sayı 2,9 milyonda kalıyor. Ham sayıya baksaydık, konuşmanın artması ile kavrama ilginin artmasını birbirinden ayıramazdık.

Temizlik adımlarının ve sınırlılıkların ayrıntısını yazının sonunda bulabilirsiniz.

Yapay zekâ: Üç kırılma noktası

Aşağıdaki grafikte görünümler arasında geçiş yapabilir, kavramları açıp kapatabilirsiniz.

Sessiz yıllar (2011–2018)

Bu dönemde yapay zekâ, Meclis gündeminde neredeyse hiç yok. Sıklık milyon kelimede hiçbir yıl 2,2'yi aşmıyor; 2014 ve 2015'te kavram hiç geçmiyor. Dünyada derin öğrenmenin yükselişe geçtiği yıllarda bile yapay zekâ Genel Kurul'un konusu olmamış. 2019'dan itibaren hafif bir kıpırdanma başlıyor ve yıllık sıklık 6 ile 12 arasına çıkıyor, ancak kavram hâlâ gündemin kenarında.

ChatGPT etkisi (2023)

Kasım 2022'de ChatGPT'nin yayımlanmasının ardından tablo değişiyor. Ocak–ağustos dönemlerini karşılaştırdığımızda, yapay zekâ ifadesinin sıklığı milyon kelimede 3,0'dan (2022) 11,5'e (2023) çıkıyor. Yani yaklaşık 4 katlık bir artış.

Komisyon anı (Ekim 2024)

Yazının başındaki sıçrama bu döneme ait. 2 Ekim 2024'te Genel Kurul, yapay zekâ konulu Meclis araştırması önergelerini birlikte görüştü ve Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu'nun kurulmasına karar verdi. Ekim 2024, 2024 yılındaki tüm yapay zekâ geçişlerinin üçte ikisini tek başına barındırıyor. O ayda sıklık milyon kelimede 667'ye ulaşıyor; bu, yapay zekâ serisindeki en yüksek aylık değer.

Yeni normal (2025–2026)

Asıl ilginç soru, bu sıçramadan sonra ne olduğu. Tek seferlik bir ilgi miydi, yoksa kalıcı bir değişim mi?

Veriler ikincisini gösteriyor. Ocak–ağustos döneminde yapay zekâ sıklığı 2024'te 11,9 iken, 2025'te 37,5'e, 2026'da 39,1'e çıkıyor. Komisyonun kurulmasının ardından gelen dönemde taban seviye, öncesinin üç katından fazla. Yapay zekâ Meclis'te artık ara sıra anılan bir konu değil, gündemin kalıcı bir parçası.

Bu noktada bir uyarı: Veriler bir zaman sırasını gösteriyor, bir neden-sonuç ilişkisini değil. Komisyonun kurulması bu artışın nedeni olabilir, ancak aynı dönemde yapay zekânın gündelik hayatta yaygınlaşması da etkili olmuş olabilir. Bu analiz ikisini birbirinden ayıramıyor.

Ara not: Aralık ayları neden farklı?

Aylık görünüme bakınca dikkat çeken bir örüntü var: Her yılın aralık ayında yapay zekâ geçişleri yükseliyor.

Nedeni Meclis takvimi. Aralık, bütçenin Genel Kurul'da görüşüldüğü ay. Bakanlıkların bütçeleri tek tek ele alındığı için teknoloji, eğitim ve sanayi gibi konular bu ayda yoğun biçimde konuşuluyor. 2019'dan bu yana yapay zekâ geçişlerinin %40'ı aralık aylarında; oysa aralık, aynı dönemdeki toplam konuşmanın yalnızca %23'ünü oluşturuyor.

Bunun karşılaştırma açısından önemli bir sonucu var: 2026'nın henüz aralık ayı yok. Yıllık grafikte 2026'nın 2025'ten düşük görünmesi bu yüzden yanıltıcı; ilgi azalmış gibi görünse de eksik olan, yılın en yoğun ayı. Grafikteki Ocak–Ağustos görünümünü bu nedenle ekledim: Her yılın aynı dönemini karşılaştırınca 2026'nın aslında 2025'in hafif üzerinde olduğu görülüyor.

Yıllık toplamlar her zaman doğru karşılaştırma değildir. Karşılaştırdığınız dönemlerin aynı koşullara sahip olup olmadığını sormak, bir verinin söylediği ile söylemediği arasındaki farkı belirleyebilir.

Veri: Teknoloji değil, kanıt

"Veri" kelimesinin yükselişi, yapay zekâdan daha sakin ama daha istikrarlı. Milyon kelimede 2011'de 155 olan sıklık, 2025'te 428'e çıkıyor; yani yaklaşık 2,8 katı.

Bu serinin tek büyük sıçraması 2016'da. O yıl sıklık 444'e fırlıyor ve ertesi yıl 228'e geri dönüyor. Aylara bakınca nedeni açık: 2016'daki geçişlerin %58'i şubat ve mart aylarında. Bu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) Meclis'te görüşülüp Mart 2016'da kabul edildiği dönem. Bu iki ay çıkarıldığında 2016, önceki ve sonraki yıllarla uyumlu bir seviyeye iniyor.

Asıl ilginç bulgu ise kelimenin nasıl kullanıldığı. Eşleşmelerin bağlamlarını incelediğimde, örneklerin yaklaşık üçte birinin aynı kalıpta olduğunu gördüm: "...verilerine göre". "TÜİK verilerine göre", "OECD verilerine göre", "bakanlığın verilerine göre" gibi.

Yani Meclis'te "veri" çoğunlukla bir teknoloji alanı olarak değil, bir argümanı desteklemek için sunulan rakam olarak konuşuluyor. "Veri tabanı", "veri merkezi" ya da "büyük veri" gibi teknik kullanımlar azınlıkta. Veri kelimesinin artışı, Meclis'in veri teknolojilerine ilgisinden çok, tartışmalarda rakamlara başvurmanın yaygınlaşmasına işaret ediyor olabilir.

İstatistikten TÜİK'e

İstatistik ile ilgili iki seriye birlikte bakınca bir yer değiştirme görülüyor.

Genel "istatistik" kelimesi 2016–2018 döneminde zirve yapıyor (milyon kelimede 100–107) ve sonrasında geriliyor. 2018'e kadar TÜİK geçişleri de benzer bir seviyede seyrediyor; iki seri birbirine yakın.

2019'dan itibaren ise TÜİK ayrışıyor. Milyon kelimede 2018'de 58 olan TÜİK geçişleri, 2021'de 200'ün üzerine çıkıyor ve o seviyede kalıyor. 2023'te TÜİK, genel istatistik kelimesinden yaklaşık 4,5 kat daha sık anılıyor.

Kısacası, Meclis'teki istatistik tartışması soyut bir kavramdan belirli bir kuruma kaymış görünüyor. Bağlamlara bakıldığında TÜİK'in çoğunlukla ekonomik göstergelerden söz edilirken anıldığı görülüyor. Bu analiz, söz konusu tartışmaların içeriğini ya da haklılığını değerlendirmiyor; yalnızca kurumun gündemdeki ağırlığının nasıl değiştiğini gösteriyor.

Büyük veri: Tutmayan bir moda

2010'larda iş dünyasının en popüler kavramlarından biri olan "büyük veri", Meclis'in diline neredeyse hiç girmemiş. 15 yılda Genel Kurul'da toplam 69 kez geçiyor. Hiçbir yıl milyon kelimede 2,7'yi aşmıyor.

Karşılaştırma için: Yapay zekâ yalnızca Ekim 2024'te, büyük verinin 15 yıllık toplamının dört katından fazla konuşuldu. Her teknoloji kavramı, sektörde ne kadar popüler olursa olsun, siyasi gündeme taşınmıyor.

Sonuç

15 yıllık tutanaklar üç şey söylüyor:

Yapay zekâ Meclis gündemine yerleşti. ChatGPT sonrasında ilk artışı, komisyonun kurulmasıyla da ikinci büyük sıçramasını yaşadı. Sıçramadan sonraki seviye, öncesinin çok üzerinde kaldı.

Veri, bir kanıt dili olarak güçlendi. Kelimenin kullanımı iki kattan fazla arttı; ama bu artış çoğunlukla teknolojiden değil, rakamlara dayalı tartışmadan geliyor.

İstatistik tartışması kavramdan kuruma kaydı. 2019'dan bu yana TÜİK, genel istatistik kavramından çok daha sık anılıyor.

Kelime sıklığı, bir kavramın ne kadar konuşulduğunu söyler; nasıl ve ne kadar derinlikte konuşulduğunu söylemez. Yine de bu tür bir analiz, gündemin nereye kaydığını görmek için iyi bir başlangıç noktası.

Sizce Meclis gündemine girecek bir sonraki teknoloji kavramı ne olacak?


Yöntem ve sınırlılıklar

Kaynak. Veriler, TBMM internet sitesinde yayımlanan Genel Kurul tutanaklarının HTML sürümlerinden, Python ile toplandı. Ocak 2011 ile 10 Ağustos 2026 arasındaki 1.823 birleşimden 1.820'si analize dahil edildi; 3 birleşimin HTML sürümü bulunmuyordu. Son dönemdeki 22 birleşim, henüz uzman incelemesinden geçmemiş "ham tutanak" olarak yer alıyor.

Temizlik. Sayımdan önce tutanakların başındaki içindekiler listesi ve geçen tutanak özeti, metin içindeki konu başlıkları, konuşmacı adları ve "(Alkışlar)" gibi parantez içi notlar çıkarıldı. Böylece aynı konunun hem başlıkta hem konuşmada geçmesinden doğan çift sayımlar önlendi. Bu adım özellikle "istatistik" serisinde fark yarattı: Başlıklar ayıklanmadan önce son yıllardaki değerler olduğundan yüksek görünüyordu.

Kavramların tanımı.

  • Yapay zekâ: "yapay zekâ" ve "yapay zeka" yazımları ile tüm çekimleri.
  • Veri: Yalnızca isim çekimleri ("veriler", "verilerin", "veritabanı" gibi). "Verildi", "veriyor", "verilen" gibi vermek fiilinden gelen kelimeler hariç tutuldu. Rastgele seçilen 100 eşleşmenin elle kontrolünde yanlış eşleşmeye rastlanmadı. "Büyük veri" geçişleri bu seriye de dahildir.
  • İstatistik: "istatistik", "istatistiksel", "istatistiki" gibi tüm biçimler; "Türkiye İstatistik Kurumu" adı içindeki kullanım hariç.
  • TÜİK: "TÜİK" kısaltması ve "Türkiye İstatistik Kurumu" adı.

Aylık görünüm. Oturum yapılmayan aylar boş bırakıldı. 100 binden az kelime içeren aylar, değerleri çok oynak olduğu için grafikte gösterilmedi.

Sınırlılıklar.

  • Yalnızca Genel Kurul tutanakları incelendi. Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu dahil komisyon toplantıları kapsam dışında.
  • Kelime sıklığı, kavramın hangi tonda ya da bağlamda konuşulduğunu ölçmez.
  • "Veri" kelimesinin kullanım kalıplarına ilişkin oranlar, eşleşmelerin tamamından değil, her birleşimden alınan örnek bağlamlardan hesaplandı.
  • Parti ve kişi bazında analiz bilinçli olarak yapılmadı.

KAYNAKLAR & VERİ KÜMELERİ

SONRAKİ ARAŞTIRMA NOTU / 001

...

...

→